Antalya Kızıl Kule
Â
 
Â
 
Kızıl Kule Sultan Alaüddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. İsmini alt kısmında bulunan kızılımsı taÅŸlardan ve üst kısımları teÅŸkil eden tuÄŸlalardan almıştır. Kulenin alt kısmında bulunan kesme taÅŸların Dim BoÄŸazı’nın doÄŸusundan getirildiÄŸi bilinmektedir. Kızıl Kule’nin bulunduÄŸu yer itibariyle doÄŸu cephesi ile batı cephesi arasında iki metrelik bir yükseklik farkı vardır. Buna göre doÄŸu cephesindeki yükseklik 35 m., batı cephesindeki yükseklik ise 33 m.’dir. Düzgün bir sekizgen ÅŸeklindeki kule beÅŸ katlıdır. Üzerindeki kitabeye göre 1226 yılında yapılmıştır. Sekizgen ÅŸeklindeki kulenin zemin katı müzenin bir devamı olarak Alanya yöresinde kullanılan etnografik eserlerin sergilendiÄŸi bir yerdir. Kışın, yaÄŸmurlu günlerde kule çevresine yaÄŸan yaÄŸmurların, küçük kanalların sarnıca baÄŸlanması suretiyle yıllık su ihtiyaçlarının buradan saÄŸlandığı bilinmektedir.
1226 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Sinop Kalesi’ni yapan Halepli yapı ustası Ebu Ali Reha el Kettani’ye yaptırılmıştır. İnşaat sırasında belli bir yükseklikten sonra taş blokları kaldırmak güç olduğu için üst kısmı pişmiş kırmızı tuğlalarla yapılmış ve bu nedenle Kızılkule adını almıştır.
Kule duvarlarında antik çağdan kalma mermer bloklar görülmektedir. Sekizgen planlı ve her bir duvarı 12.5 metre genişliğinde olan kulenin yüksekliği 33 metre, çapı 29 metredir. İçinde zemin dahil beş kat vardır. Kulenin üstüne yüksek aralıklı ve 85 basamaklı taş merdivenle çıkılır. Kulenin zemin katında ortadaki sekiz köşeli ayağın çevresini dolaşan 3.50 m. Genişliğinde tonozlu bir koridor vardır. Bu koridorun üzerinde de mazgallı, gözetleme pencereleri ve üzerleri tonozlu yedi oda yer almaktadır. Kulenin birinci katında plan şekli biraz değişmiş, odalar küçülmüş ve ikişer ikişer sıralanmışlardır. Bunun yanı sıra orta mekanda da aynı merkez etrafında dönen iki koridor daha bulunmaktadır. Diğer taraftan kuzeydoğudaki iki merdiven vasıtasıyla asma kata, oradan da üstü açık bir terasa çıkılmaktadır. Çevresinde odaların ikişer ikişer sıralandığı bu katın ortasında aşağıdan yukarıya kadar yükselen sarnıcın ağzı görülmektedir.
Kulenin tepeden aldığı güneş ışığı birinci kata kadar ulaşır. Kule denizden gelecek saldırılara karşı limanı ve tersaneyi korumak amacıyla yapılmış ve yüzyıllar boyunca askeri amaçla kullanılmıştır. 1950’li yıllarda onarılan kule 1979 yılında ziyarete açılarak birinci katı Etnoğrafya Müzesi’ne dönüştürülmüştür.
Kızıl kule sahil sınırlarının kuzey surları ile buluÅŸtuÄŸu noktada kurulmuÅŸtur. Kule içindeki yazılarda belirtildiÄŸi ÅŸekilde kule 1225 - 1227 yıllarında Alaaddin Keykubat’ın görevlendirdiÄŸi Mimar Ebu Ali tarafında inÅŸaa edilmiÅŸtir. Sekiz köşe olarak yapılan kule 29 m çapında ve 33 m yüksekliÄŸindedir. Dışarıdan ihtiÅŸamsız bir görünüşe sahib olan kule gerçekte içeride çok ince tasarımlanmış 5 katlı bir yapıya sahiptir. Ortası kulenin merkezidir ve zemin kattan 4.kata kadar bölümü sarnıç olarak ta kullanılmıştır. Kule surlarının ilk iki katı çakıltaşı ile yapılmış ve saÄŸlam kalas kolonlarla kuvvetlendirilmiÅŸ ve motiflerle süslenmiÅŸtir. Kulenin üst kısmı kırmızı tuÄŸlalarla inÅŸaa edildiÄŸinden renginden dolayı kızıl kule adı verilmiÅŸtir. Kule 1951 - 1957 seneleri arası restore edilmiÅŸtir.






çooooooooooooooooooooooooook güzel